Anasayfa / Milligundemhaberler / Kısır Döngü –  Ankara Haber

Kısır Döngü –  Ankara Haber

Zamanı belirsiz bir andan beri dünya hiç durmaksızın dönüyor. Yalnızca dünya mı dönüyor? Tabi ki hayır. Tüm gezegenler ay, güneş, yıldızlar, galaksiler, bilip bilmediğimiz ne varsa evrende, fıldır fıldır dönüyor. Bütün maddeler, duran ya da hareket eden her şey, bedenimiz dahil, kendi içinde sahip oldukları atomik yapıların hepsi dönme halinde. Kısaca içimiz, dışımız, aynı anda hep beraber, farkında olmasak ta dönüyoruz. Bütün sistem `dönmek` üzerine kurgulanmış gibi. Sebebini bilmediğimiz, ilanihaye bir deveran. fizik biliminin konusu olan bu gerçeklik, biz sıradan insanların kesinlikle düşünüp umursadığı bir şey değil. Lakin dönmek fiilinin hayatımızdaki yeri ve anlamı teolojiden felsefeye, sosyolojiden edebiyata, ekonomiden siyasete, her dalda, her kültürde kendini belli ediyor.

Yaşadığımız memlekette dönmek fiilinin bana hatırlattığı tek şey kısır döngü. Devamlı surette aynı kabusa uyanmak gibi bir şey. Mesela, bir türlü kurtulamadığımız ekonomik kriz sarmalı. Görece iyiymişiz gibi hissedip, tekrar tekrar aynı yoksulluğun pençesine düşmek ve bunu bir türlü kıramamak, değiştirememek. Hatırlıyorum da halkın “baba“ dediği, fötr şapkalı Süleyman Demirel “dün dündür bugün bugündür “ deyip, altı kere gidip yedinci kez geri gelmiş, hatta 12 Eylül darbesinde, diğer bilindik siyasetçilerle birlikte tutuklanmış olmasına rağmen tekrar bu ülkede başbakan, en sonunda da cumhurbaşkanı olmuştu. Kurtulamıyorduk. Dön baba dönelim yine geldi şapka rap rap. Kısır döngüye girmiştik bir kez. Toplum bir türlü kendini yenileyemiyordu. Atlıkarıncada dönen çocuklar gibi, aç biilaç neşe içinde bu siyasi şahsiyetleri alkışlıyorduk. Sonra Özal’ lı yıllar. O da bir nevi babaydı. Partisinin amblemi arıydı. Elbette o da gitti. Giderken bu arının sokmadığı hiçbir yerimiz kalmamıştı. Baba gidince yerine ana geldi.. Anadır, çok şefkatlidir, bizi sever, korur, kollar zannettik. Faizi indirecem, bütün kötülüklerin anası faizdir dedikten kısa bir süre sonra, zaten yüzde doksanla borçlanan ülkemiz birden anamızın çıkardığı süper bonoyla yüzde dört yüzle borçlanmaya başladı. İnim inim inliyorduk. Ama bize müstehaktı. Bir türlü akıllanmıyorduk. Peşinden gelen Ecevit`te derdimize derman olamamıştı. Havada uçuşan anayasa kitapçığı tam kafamıza düşmüştü. Bir krizden çıkıp ötekine giriyorduk.

Aradan yirmi yıldan fazla bir süre geçti. Faiz sebep enflasyon sonuç denildikten bir buçuk yıl sonra biz yine aynı krizin içindeyiz. Çehreleri farklı olsa da, kimlikleri değişmeyen bu adamların, bizim için çizdikleri bu fasit daire içindeki dönüşümüz bitecek gibi değil. Sırtımızı bu adamlara döneceğimiz “dönen dönsün ben dönmezem yolumdan“ diyeceğimiz o güzel, güneşli günler gelir mi acaba ?

Dönmek dedik ya hani, bizi bu karabasanın içinde tutanlar için bir şey hatırlatmak isterim. Kutsal kitabımız Kur’an ı Kerim, Ankebut suresi 57. ayetinde yüce Mevla’nın kesin bir mesajını bildiriyor. “Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. “ diyor. Ayet çok net. Tabi devamında da çok net olan, İbrahim suresi 16 ve 17.  ayetlerde vaad edilenleri de hesaba katmak gerekebilir, çünkü kısır döngü neymiş çok iyi müşahede edilebilecek bir yere benziyor.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir