Zelnsky’nin Trump ile yaptığı görüşme esnasında yaşanalar Türkiye basınında olduğu gibi dünya basınında da büyük ses getirdi.
Trump’ın ekranlar önünde, adeta çocuk azarlar gibi Zelenski’ye fırça atması, Avrupa devleri tarafından hoş karşılanmazken Avrupa ülkeleri Zelenski’ye sahip çıktı.
Bunun yanında daha öncesinde Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ağırlanan Ukrayna lideri, Avrupa basını tarafından Başkan Erdoğan ile çekildiği fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaşarak dünyaya mesaj verdi. Paylaşımda herhangi bir ifadeye yer verilmedi.
Telegram’da Ukrayna medyası hesaplarında yapılan bir diğer paylaşımda ise Erdoğan ile Zelenski’nin aynı fotoğrafının altına, “Bunlar, bizim tanımadığımız ama saygının ne demek olduğunu en iyi anlayan insanlardır. Öyle olması lazım, öyle olacak” sözlerine yer verildi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Beyaz Saray’da tartışan ABD Başkanı Donald Trump’ı ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’yi “sükunete” çağırarak, “Ukrayna’yı terk ederek adil ve kalıcı barış sağlanamaz.” ifadesini kullandı.
Tabi burada önemli olan daha evvel belirttiğimiz bir nokta var.
Bu da; Trump’ın siyasi bir akıl ile değil ticari bir akıl ile Amerika’yı yönetmek istemesidir.
Tüm liderler doğal olarak kendi ülkelerinin menfaatlerini isterler, onun için çalışırlar.
Lakin bu durum tam bir ticari akıl ile gerçekleşmez, gerçekleştiremezsiniz.
Bunu şöyle düşünelim; siz bir malı almak için hedef koyuyorsunuz. Bu hedefi gerçekleştirmek adına karşınızdaki insanın maliyetlerini ortaya koymadan, onun emeklerini göz ardı ederek, zaman sermeyesinin maliyetlerini de hesaplamadan ona bir fiyat veriyorsunuz.
Bu rakamda alınan malın sadece teknik maliyeti olsun.
Buna ne harcanan zamanı, ne verilen emeği, ne de malın yapımı için sarf edilen üçüncül ilişkileri ortaya koyuyorsunuz.
Sadece ‘’teknik maliyetin bu kadar ben bu malı istiyorum’’ demekle olmaz.
Kaldı ki Trump’ın tavrı sadece bir madenin alınması değil, aynı zamanda yıllarca devam edecek olan bir ülkenin iç meselesine dâhili demektir.
Burada kaldığı sürece madenlerle alakalı her şeyi bahane ederek Ukrayna’nın iç işlerine karışabilir, müdahale edebilir.
O zaman Ukrayna tam bir Amerikan sömürgesi haline gelecektir.
Yani madenler Amerika’nın Ukrayna’ya giriş vizesidir.
Bu vize alındıktan sonra siyasi olarak Ukrayna bağımsızlığını yitirecektir.
Amerika girdiği hangi ülkede kargaşa, kaos ve zulüm yapmadı mı, bana söyleyebilir misiniz?
Buradaki diğer problem bu işin burada bitecek gibi durmamasıdır.
Çünkü özellikle Avrupa Ukrayna’nın başına öyle bir bela açtı ki hesapta olmayan işler bile Ukrayna’nın başına gelmeye başladı.
Ukrayna’nın çok güvendiği Amerika ve Avrupa birbirine girdi.
Amerikan çıkarları için çalışan NATO Ukrayna’ya çağrı yaparak ‘’Trump ile uzlaş, başka şansın yok’’ diyor.
Ortada çözüm üretecek ülke kalmadı.
Ve işin dramatik tarafı, ilerleyen süreçte net olarak görülecektir bu durumu sadece ve sadece Türkiye düzeltebilir.
Çünkü her iki ülke ile samimi ve güven ortamında görüşebilen tek ülke Türkiye’dir.
Türkiye’nin stratejik önemine bakar mısınız?
Selam ve dua ile Allah’a emanet olun.







