Kim nasıl olursa olsun; ben hep iyi olacağım. Hayattaki konumum ne olursa olsun, onun iyisi olmak için emek vereceğim. Bu benim tercihim ve nimetim.
İyi anne, iyi eş, iyi evlat, iyi komşu, iyi akraba, iyi müşteri, iyi hasta, iyi dünür, iyi iyi iyi… Kısacası iyi insan. Allah için iyi olacağım.
İyi olmak, benim nimetim, rızkım. Beni ben yapan bir özelliğim. Çünkü iyi olmazsam, ben olamam. Mutlu olamam. Kul olamam. İyi olmak, iyilikte Allah rızasını gözetmek beni ben yapan en nadide yanım.
Asla vazgeçmem iyi olmaktan ve iyilik yapmaktan.
Kim ne derse desin ben iyi olacağım.
Buraya kadar her şey iyi hoş ama yanlış olan şeyler var. Yanlış olan, bu zamana kadar yanlış öğretilen, iyi olan her kötülüğe katlanır algısıdır. Daha doğrusu iyi olan kötülüğe katlanmazsa, iyi olamaz düşüncesidir.
Biri sana kötü davrandığında hakkını savunacak olsan; bırak iyilik sende kalsın diye başlar sözler. Aman sen iyi insansın uyma ona diye devam eder caydırıcı hareketler. Ve iyi insanın iyiliğine pişman edecek baskılar, sustukça daha çok gelir üzerine. Yaptığı iyiliğe pişman ettirecek insanların yanında onlara karşı susturacak insanlarda olur.
Her şeye rağmen hiç vazgeçmez kendinden ve iyiliğinden, iyilik yapmaya devam eder. Bütün olumsuzluklarına rağmen her seferde iyilik gören kişi, zeka seviyesi ölçütü olarak değerlendirilir iyiliği. Ben hak ettim. Yapmak zorunda ya da mecbur gibi kendi kadar değer verir iyilik dolu her şeye.
Saftır denir her şeye rağmen iyi kalmayı başaran insanlara. Saf denir ama eklenir iyi manada söyledim yanlış anlama diye. Safın kötü manası nedir? Ya da iyi insana, kötü manası olan saf kelimesi neden kullanılır. Anlam çelişir.
Kişi hakkını aramalıdır. Kişi kötülüğe ses çıkarmalıdır. Kişi, hakarete dur demelidir. Bu insan onurunu koruyan bir davranıştır. Bunu kendi güzel üslubun ile yaparsan iyilikten ayrılmış olmazsın. Hem iyi hem de onurlu olursun.
Ne zamanki sana kötülük yapana sende kötülük yaparsan işte o zaman sen olmaktan da iyi olmaktan da uzaklaşırsın.
Birilerinin sana yaptığı kötülüğüne, saygısızlığına dur dersen kötü olmazsın. Onlara dur derken kötülük yaparsan kötü olursun.
Biri sana muhtaç olur; sen, insan ayırmadan ihtiyacı olana el uzatırsan iyi olursun.
İyilik yapmak isteyen, iyilik yapacak iyi insanı da bulur. Yeter ki iyilik sende kalsın. Birileri sana kötülük yaptı diye; iyilik yapmaktan tamamen vazgeçersen iyilik o zaman sende kalmaz.
Sendeki iyiliği kimsenin kötülüğüne bırakma. Bırak kötülük kötüde, iyilik sende kalsın.
Peygamberimiz(sav) "Mümin bir delikten iki kere ısırılmaz." dediyse bizim bunu iyice düşünmemiz lazım. İyilikten değil, ısırılmaktan uzak durmak lazım. Her sözü bize rehber güzel peygamberimizin. İyilikte kalmanın en güzel örneği.
İslamiyet’te iyilik zaten var. Yani mümin olan iyi olmalıdır. Rabbine iman eden iyi olandır zaten. İyilik bir duruştur. O duruş İslam’ın bize verdiği en güzel ikramıdır.
Sen iyi ol. Kim ne olursa olsun?







