Anasayfa / Milligundemhaberler / KORSANLAR DİYARI –  Ankara Haber

KORSANLAR DİYARI –  Ankara Haber

Hepimiz korsan filmlerini izlemişizdir. Siyah zemin üzerine kuru kafa ve çapraz kemiklerle korku salan bayrakları, kirli ve hırpani giysileri, dökülmüş ya da simsiyah çürümüş dişleri, tek gözü bandajlı ve kesik kolunun yerine demir bir çengel takılı `kaptan Karasakal `tiplemeleriyle hemen gözümüzde canlanıverirler. Bu sevimsiz heriflerin tek ve ortak bir gayesi vardır: zengin olmak. Bu yüzden oldukları ve ganimet aradıkları yer denizlerdir. Geminin direğinde, elindeki ince uzun dürbünüyle avını gören tayfa mutluluktan çıldırıp, gırtlağı yırtılırcasına bağırarak kaptanına haber verir. Biraz sonra öldürülecek insanların hiç önemi yoktur. Onlar sadece, ganimetle kendileri arasında duran ve bir an evvel yok edilmesi gereken engellerdir ve ganimet korsan için her şeydir.

“Peki korsanlık hala devam ediyor mu?“ Diye soracak olursanız, başka memleketleri bilmem, lakin bizim memlekette en gelişmiş haliyle devam ediyor diyebilirim. Filmlerde gördüğümüz korsan tiplemelerine benzemiyorlar hatta bunları görmek mümkün bile değil ama bir bakmışsınız sağlığınızı ve cebinizden paranızı uçuvermişler. Yerli korsanlarımız hiç fark ettirmeden korkusuz ve rahatça zengin olmanın yollarını bulmuş, tüm insani değerlerden azade krallar gibi yaşıyorlar. Her sektörde faaliyet halindeler. Örneğin, geçenlerde Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda ürünlerinde yüksek oranda hile tağşiş yapıldığını, bundan sonra her hafta bunu yapan firmaları açıklayacağını duyurdu ve akabinde listeler halinde açıklamaya başladı. Heyhat ! Meğer neler yemiş, neler içmişiz. Maymun etinden köpek etine, hamam böceğinden kara fatmaya kadar arada ne varsa çatır çutur yiyen Çinliler bile meğer elimize su dökemezmiş. Gıda ürünlerinde kullanılan malzemelerle ilgili bir sürü yazılıp çizilen iğrenç şey var ama, midenizi bulandırmadan kibarca söyleyeyim: yemediğimiz haşerat, beşerat hiç bişey kalmamış. Marketten aldığımız peynir, sucuk ya da aklınıza ne gelirse, hepsi demeyelim lakin büyük çoğunluğu hile hurda. Yani peynir ya da sucuk tadı verilmiş ama ne olduğu belli olmayan bir şey alıp yiyoruz. Geçenlerde gıda mühendisi bir alman ile bu konu hakkında yapılan bir video izledim. Söylediği şeyi duyunca oturduğum yerde utançtan kıpkırmızı kesilmişim. Şöyle diyordu alman kardeşimiz: “ İki şey bal yapar; biri arılar, diğeri Türkler “ Yahu bal bile bal değil, başka bir şey, nasıl bir ülkede yaşar hale geldiğimizi varın siz düşünün artık.

Ekonomik kriz, enerji ve hammaddenin pahalılığı, alım gücünün zayıflığı, üreticileri daha fazla kar elde edebilmek için buraya itebilir fakat onlara bunu yapma cesareti veren ve bu ülkeyi korsanlar diyarına çeviren asıl şey, ceza ve denetimin olmayışıdır. Örneğin. bizi çok kıskanan Almanya`da böyle bir şey olmaz, yapamazsınız. Yaparsanız Alman Devleti adamı ham yapar.

Yani, iş yine geldi dayandı eğitim ve hukuk dairesine. Bu korsan zihniyetten kurtulmak istiyorsak, insanlarımızı ahlaklı, erdemli ve iyi eğitimli bireyler olarak yetiştirmek, hukuk sistemini de herkese dokunur hale getirmek zorundayız. Bu olursa olur. Yoksa korsanlar her yerde yolumuzu kesmeye zaten devam ediyorlar…

Korsanlardan arındığımız, sağlıklı, mutlu, herkesin gönlünden geçen ne varsa kavuştuğu güzel bir yıl diliyorum.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir