USAID kapatıldı Türkiye’deki gizli diplomasiler tarihe karışıyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, dünya çapında yıllardır faaliyet gösteren Birleşik Devletler Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID)’in kapatıldığını duyurdu. Bu karar, ABD’nin dış politikasında köklü değişimi işaret ederken, uluslararası arenada da büyük yankı uyandırdı. USAID, uzun süredir CIA’nın gizli operasyonlarına fon sağlamakla suçlanıyordu ve bu adım, ABD’nin artık “gizli diplomasi” yöntemlerinden uzaklaştığını gösteriyor.
Aslında bu adım dış politikada devrim niteliğinde. USAID’in kapatılması, ABD’nin artık dünya çapında gizli operasyonlar yürütmeyeceği anlamına geliyor. Bu karar, özellikle soğuk savaş sonrası oluşan tek kutuplu düzenin sona erdiğini ve çok kutuplu dünyaya geçişin başladığını gösteriyor. Yapılan açıklamada; “Soğuk Savaş’ın bitimiyle ortaya çıkan tek kutuplu düzen anormal durumdu. Artık bu dönem sona erdi” ifadeleri kullanıldı.
USAID’in Türkiye’deki gizli faaliyetleri: Hangi kuruluşlar fon aldı?
USAID’in kapatılması, yalnızca ABD’nin dış politikasında değil, Türkiye’deki birçok sivil toplum kuruluşunu da derinden etkileyen karardır. USAID Türkiye’de uzun yıllardır insani yardım, eğitim ve toplumsal kalkınma gibi masum görünen projelere fon sağlıyorlardı.
İşte, USAID’den fon alan Türkiye’deki kuruluşlardan bazıları:
-Türk Amerikan Derneği: Türkiye ve ABD arasındaki kültürel ve eğitimsel bağları güçlendirmeyi amaçlayan bir kuruluş.
– 17 Mayıs Derneği: LGBT hakları alanında çalışmalar yürüten bir sivil toplum kuruluşu.
– Sevgi Kardeşlik Vakfı: Toplumsal dayanışma ve sosyal yardım projeleri yürüten bir vakıf.
– Turuncu Vakfı: Kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında faaliyet gösteren bir kuruluş.
– Mülteci Destek Derneği: Türkiye’deki mültecilere yönelik insani yardım ve destek projeleri yürüten bir dernek.
– Yerel ve Sığınmacılarla Yardımlaşma Derneği: Mülteciler ve yerel halk arasında dayanışmayı artırmayı hedefleyen bir dernek.
– Hrant Dink Vakfı: İnsan hakları, çoğulculuk ve birlikte yaşama kültürünü destekleyen projeler yürüten bir vakıf.
– BİANET: Bağımsız haber ajansı olarak bilinen ve medya özgürlüğü alanında çalışmalar yürüten bir kuruluş.
– İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV): Kültür ve sanat alanında projeler yürüten bir vakıf.
– Mezopotamya Vakfı: Kürtçe dil eğitimi ve kültürel çalışmalar yürüten bir vakıf.
– Serbestiyet: Bağımsız habercilik yaptığını iddia eden bir medya kuruluşu.
– Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği: Sivil toplum reformları ve medya özgürlüğü alanında çalışmalar yürüten bir dernek.
– 140Journos: Genç gazetecilerin bağımsız habercilik yapmasını destekleyen bir medya platformu.
– Medyascope: Bağımsız medya yayıncılığı yapan bir platform.
– Çocuk İhmali ve İstismarını Önleme Derneği: Çocuk hakları ve koruma alanında çalışmalar yürüten bir dernek.
– Kadın Dayanışma Vakfı: Kadın hakları ve şiddet mağdurlarına destek sağlayan bir vakıf.
– Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG): Gençlerin sosyal sorumluluk projelerine katılımını teşvik eden bir vakıf.
– Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV): Eğitim alanında faaliyet gösteren bir vakıf.
– Hayata Destek Derneği: Afet ve kriz durumlarında insani yardım sağlayan bir dernek.
– İnsan Hakları Derneği (İHD): İnsan hakları ihlallerini izleyen ve raporlayan bir dernek.
USAID’in Türkiye’deki Gizli ve Bölücü Faaliyetleri
USAID, Türkiye’de “insani yardım” ve “kalkınma” adı altında yürüttüğü projelerle, ülkenin iç işlerine müdahale ederek toplumsal bütünlüğü zedeleyen gizli stratejiler izledi. Suriyeli mültecilere yönelik eğitim, sağlık ve barınma projeleri, entegre çalışmaları, Türkiye’nin demografik yapısını değiştirmeye yönelik planın parçası olarak kullanıldı.
Kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını artırmaya yönelik çalışmalar, toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında aile yapısını hedef aldı.
Sivil toplumun güçlendirilmesi, insan hakları savunuculuğu ve medya özgürlüğü gibi alanlardaki faaliyetler, milli birliği zayıflatmak ve devlet kurumlarına karşı güvensizlik yaratmak amacıyla kullanıldı.
Eğitim kalitesinin artırılması ve gençlerin sosyal sorumluluk projelerine katılımı gibi görünen çabalar, gençleri devlet değerlerinden uzaklaştırarak yabancı ideolojilere yönlendirdi.
Deprem gibi afetler sonrası yardım ve rehabilitasyon projeleri ise, Türkiye’nin kriz anlarında dış güçlere bağımlı hale gelmesini ve devlet otoritesinin zayıflamasını hedefledi. USAID’in bu faaliyetleri, Türkiye’nin bölgesel gücünü kırmak ve ülkeyi çok kutuplu dünya düzenine adapte etmek amacıyla planlanmış bölücü stratejinin parçasıydı.
Sözde “yardım” ve “kalkınma” adı altında yürütülen bu projeler, gerçekte milli birliği, kültürel değerleri ve toplumsal yapıyı hedef alan, siyasi iktidarları angaje eden, gizli operasyonların unsurudur. ABD Merkezli USAID’ın kapatılması, bu tür bölücü ve yıkıcı faaliyetlerin sona ermesi açısından kritik adım olarak değerlendirilmelidir.
Trump yönetiminin aldığı karar gösteriyor ki, artık dünyadaki küreselcilerin desteklediği iktidarların işlerinin zor olduğudur.







